Altın fiyatları, savaşla ilgili yapılan açıklamaların ardından yeniden tırmanışa geçti. Kapalıçarşı ve Kuyumcukent gibi altın satış noktalarında fiziki altın stoğu kalmadığı belirtiliyor. Kuyumcular, ellerinde altın bulunmadığını ifade ederek uzayan kuyruklardan şikayet ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, TGRT Haber'e katılarak piyasalara dair dikkat çekici yorumlarda bulundu. Altın piyasasındaki hareketliliğin yanı sıra, vatandaşların yatırım alışkanlıkları, küresel olaylar ve enflasyon beklentileri hakkında önemli değerlendirmeler yaptı.

KIYMETLİ METALLER YÜKSELİŞTE
Şener, canlı yayında piyasalardaki değişikliklere dikkat çekerek, "Dün Kapalıçarşı’da birkaç canlı yayın gerçekleştirdim ve oradaki vatandaşlarla, özellikle sırada bekleyenlerle görüştük. Onlara ne kadar altın alacaklarını sorduğumuzda, bazılarının yarım gram almak istediklerini duyduk. Yarım gramdan, beş gram, on gram ve hatta yarım kiloya kadar çeşitli tercihler var. Ancak şu anki gram altın fiyatı 6.900 lira civarında. Eğer bu fiyat 100 lira artıp 7.100 liraya ulaşırsa, insanlar uzun süre kuyrukta beklemek zorunda kalıyorlar. Bu durum, sadece alışkanlık değil, aynı zamanda finansal okuryazarlık ve beklentiyle ilgili bir mesele. Dolayısıyla alışılmadık bir durum değil" ifadelerini kullandı.

FİZİKİ ALTIN TERCİHİ
Şener, bankacılık sisteminin aksine fiziki altına tercih edildiğini de vurgulayarak, "Toplumumuz, altını almayı ve onu elinde tutmayı seviyor. Evinde bulundurmak ya da takı olarak kullanmak istemeleri de yatırım alışkanlığı. Bu alışkanlıkların değişmesi pek de kolay olmuyor. İnsanlar, yarım gram veya bir gram altını fiziki olarak elinde bulundurmak istiyor" dedi.
"Ancak fiziksel tutmanın, ekonomi üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Altın, piyasaya kazandırılmadığında, ekonomiye hiçbir faydası olmuyor. Öte yandan, Avrupa’da altın almak isteyenler genellikle altın ETF'si ya da yatırım fonu tercih ediyorlar. Böylece altın fiyatlarındaki dalgalanmalardan faydalanırken, fiziki olarak altın tutmuyorlar" şeklinde konuştu.

BANKA İŞLEMLERİ VE MAKAS ARALIKLARI
Altın yatırımları üzerine Şener, "Bankadan alınan altın biraz daha avantajlı. Fakat burada bankalara da iş düşüyor. Fiyat hareketleri sırasında makas aralıklarını çok fazla açıyorlar. Eğer bu aralıkları daha uygun seviyelerde tutarlarsa, vatandaşlar da bankaları daha fazla tercih eder. Bankadan alışveriş yapmak daha mantıklı. 24 saat alım-satım işlemi yapabilirsiniz. Gece bile işlem yapmak mümkün. Bu avantaj, dünyada yaygın bir uygulama ve bizde de artarak yayılıyor, ancak tamamen fiziki altından vazgeçmek zaman alacak" dedi.

ALTINDA 10 BİN TL HEDEFİ
Altın fiyatlarına ilişkin yıl sonu tahminlerini de aktaran Şener, "Şu anda ons altın 4.500 dolar seviyesinde. 2026 için tahminler 5.500–6.000 dolar aralığındaydı. Gram altın içinse 8.000–10.000 TL gibi bir beklenti vardı, ancak savaş bu durumu değiştirdi. Faiz indirimlerinin engellenmesi sebebiyle altın fiyatları geriledi. Yıl sonu için öngörülerimizde köklü bir değişiklik söz konusu değil. Eğer kısa vadede barış mesajları güçlenirse, 2026'da 5.500 dolar ve hatta 6.000 dolara kadar çıkılabileceği düşünülüyor. Gram altının 8.000 TL'yi aşması, kur etkisiyle 10.000 TL'ye ulaşması mümkün olabilir" ifadelerinde bulundu.

Şener, "Ancak olumsuz bir senaryo, yani savaşın daha da şiddetlenmesi durumunda, ons altın fiyatları 4.300–4.000 dolara kadar düşebilir. Bu nedenle oldukça dalgalı bir dönemden geçiyoruz ve gelen haberler fiyatları hızlı bir şekilde etkileyebilir." şeklinde uyarıda bulundu.
| Altın Fiyatları Yıl Sonu Beklentileri | 4.500 Dolar | 5.500–6.000 Dolar (Önceki) | 8.000–10.000 TL (Önceki) | 8.000 TL üzeri, kur etkisiyle 10.000 TL mümkün (Barış mesajları güçlenirse) | Savaşın etkisi, faiz indirimlerinin engellenmesiyle altın fiyatında düşüş. Kısa vadede barış beklentisi yükseliyor. |
| Ters Senaryo (Savaş Şiddetlenirse) | 4.300–4.000 Dolar, hatta altı | - | - | - | Fiyatlarda sert düşüşler görülebilir. |
| Genel Değerlendirme | Son derece dalgalı bir süreçten geçiyoruz. Sürekli gelen haber akışları fiyatları etkileyebilir. Trump'ın açıklamaları, enerji hatlarına yapılan saldırılar gibi olaylar piyasalarda değişiklik yaratabilir. Bu nedenle dikkatli olunması öneriliyor. | ||||
MART AYI ENFLASYONUNDA ENERJİ ETKİSİ BELİRGİN OLACAK
Enflasyon beklentilerine dair görüş bildiren Şener, enerji fiyatlarının etkisine de vurgu yaparak, "Hükümet ciddi önlemler aldı. Eşel mobil sistemi var. Enerji fiyat artışlarının %75’i devlet tarafından sübvanse ediliyor. Bu durum enflasyonu sınırlıyor. Ancak beklentilerdeki artış yukarı yönlü. Piyasa katılımcılarının beklentisi %22 civarında, reel sektör %32, hane halkı ise %49 seviyelerindedir. Şubat enflasyonu bu durumu tam olarak yansıtmadı, fakat Mart ayında etkilerini göreceğiz. Zira firmalar maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmaya başladı" dedi.

Şener, "Enerji fiyatları ciddi oranda yükseldi. Petrol 63 dolardan 96 dolara kadar çıktı. Avrupa’daki LNG fiyatları %70 artış gösterdi. Bu tüm ekonomilere etki yapacaktır" dedi. Savaşın kısa sürmesi durumunda etkisinin azalacağını, uzaması halinde ise enflasyonist baskılarda artış olacağını ifade etti.
| Enerji Fiyatları | Petrol 63 dolardan 96 dolara yükseldi. Avrupa'da LNG fiyatları %70 arttı. | Tüm ekonomilere etki edecek. |
| Savaş Etkisi | Savaşın sürdüğü süreyle doğru orantılıdır. | Kısa sürerse etkisi azalacak, uzadığında enflasyonist baskılar artacak. |
Türkiye’nin enerji arzında bir sıkıntı olmadığını söyleyen Şener, "Enerjinin yalnızca %10'unu o bölgeden sağlıyoruz. Stoklarımız mevcut. Netice itibarıyla bu sürecin geçici olmasını umuyoruz. Ancak Mart ayı enflasyonunda enerji fiyatlarının etkisini bir miktar göreceğiz" açıklamasında bulundu.